yarım kalan bir mini faaliyet ve öğrenilenler: beslenme, yağmur, ekipman

mustafa

Süper Üye
İki üç günlük kamplarda kalori saymak anlamsızdır. Faaliyetin keyfini çıkarmak, cok fazla takılmadan ne bulursan yemek gerek. Benim yaklaşımım bu şekilde. Ancak ben dediğim gibi bu faaliyetimde yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat ederek dışardan gıda almadan en son mesafeye kadar gitmeye çalıştım. Yani biraz butik bi projeydi. Yoksa yanıma nişasta alip sulandırarak günde 5000kcal de alabilirdim ancak bu sefer protein ve yağdan fakir bir beslenme olacaktı. Protein konusu zaten apayrı. Memlekette spordan sonra siyah kutudan toz alıp suyla karıştırarak içen kendini beslenme uzmanı zannediyor maalesef.

Merhaba,

Bu konuda biraz ahkam keseyim. Herhangi bir eğitimim yok, sadece gözlemlerimi ve bana mantıklı gelen izlediğim programlardan, okuduğum kitaplardan öğrendiklerimi yazacağım.

İnsanın en büyük korkularından bir tanesi aç kalmak. Genlerimize işlemiş, vücut yarın bir gün ne olacağı belli değil diyerek aldığımız enerjiyi yağa çevirip depoluyor. Bu belki 5-10 bin yıl önce avantajdı belki, ancak artık dezavantaj. Diğer canlılar gibi değiliz, beslenmemize dikkat etmemiz gerekiyor.

Ben 3 yıl öncesine kadar her gün 3 öğün yemeğini yiyen, kahvaltı etmezse saldıracak adam arayan biriydim. Spor yapıyordum (gym) ve bir ara 88 kiloyu gördüm tartıda. Salondan her çıkışımda saat kaç olursa olsun 3-4 yumurta haşlar yerdim en azından. Boyum 1.75 bu arada. 3 yıl önce Aladağlar faaliyetinde arkamdan gelenlerin kendi aralarında konuşmalarını duydum, "adama bak bu kiloyla güzel tırmanıyor, helal olsun" dediler duymayacağımı sanarak, orada kafamda bir ampul yandı, kiloluymuşum meğer dedim ve araştırıp benim için en ideal olduğunu düşündüğüm aralıklı oruça başladım. Şimdi arada sırada hem nefsimi terbiye etmek, hem de daha sağlıklı olduğuna inandığım için 1-2 haftada bir aralıklı orucun yanında 24 saat hiçbir şey yemiyorum. Şu an 70 kiloyum, çok daha fitim ve en önemlisi aç kalma korkum geçti.

Dağda yemek konusuna gelince, çok ağır bir faaliyet olmadığı sürece 2-3 gün aç kalmanın veya yetersiz beslenmenin kondüsyonuma bir etkisi olmadığını gördüm. Önemli olan susuz kalmamak arkadaşlar, aç kalmaktan çok susuz kalmaktan korkun. Vücut bir şekilde gerekli enerjiyi bir yerlerden buluyor. Protein konusunu da çok takmayın, 3 günde kaslar erimiyor, dönünce abanırsınız ete yumurtaya.

Yalnız bu söylediklerim vücudunuzu açlığa alıştırırsanız geçerli. Zayıflayacağım diye özellikle gidip dağda aç kalmaya çalışmayın, ne bulursanız yiyin, ancak kendinize de ihtiyacınızın fazlasını yük edip yormayın vücudunuzu. Boş verin yemeği, kalori hesabını vs, doğanın tadını çıkarın, heyecanınızı yaşayın dönün.
 
Gönül istiyorki en hafif malzemeler ve gıdaları edinebilelim. Ama Türkiye şartlarında çok zor gerçekten. Avrupalının veya Amerikalının hiç zorlanmadan aldığı bir malzeme bizim için servet.geçen Decathlon u inceledim yıllar içinde orası bile uygun fiyatlı malzeme alınacak yer olmaktan çıkmış
Bu hale bizi getirenler utansın ne diyim.
Ayrıca kısa faaliyetler de belki takılmaya gerek yok ama uzun ve ikmalsiz bir kampta hem ağırlık hem besin değeri önemli bence
 
merhaba. frigya vadisinde yaklaşık 4-5 günlük bir faaliyet planladım. amacım rotadaki yolları takip etmek ancak hiçbir köye uğramadan, yalnızca su kaynaklarını kullanarak medeniyetle irtibata geçmeden en uzun süre yürümek, bu konudaki bilgilerimi test etmek ve yeni deneyimler edinmekti. outdoor konusunda henüz tecrübeli sayılmam.
çantam ve içeriğini hiçbir köyden gıda almayacak şekilde yalnızca su kaynaklarını kullanacak şekilde doldurmaya çalıştım. Artı ve eksileriyle sizlerle de paylaşmaya çalışacağım

-çanta : Osprey atmos ag 65 lt ( 2200 gram. nispeten ağır ancak anti-gravitiy denilen sırt sistemi iyi çalışıyor ve kondisyonsuz olan beni bile yormadı. yükleme ağzı dar, omuz pedleri gerçekten cok kalın ve yumuşak)
-çadır: ferrino emperor 1 (2000 gram. 5 mevsim ekspedisyon cadırı. paketlenmiş boyutu çok küçük. tek kişilik ancak içi tabut gibi değil. 8 saatlik sağanak yağmurda içeri su almadı)
-uyku tulumu: decathlon simond ( 1250 gram. 800 dolgu. sıkıştırınca voleybol topu kadar oluyor çantada az yer kaplıyor. -5 derece konfor sıcaklığı. sıkıştırma torbası ince, patlayacak diye korkutuyor insanı)
-mat: thermarest z-lite köpük mat ( 410 gram. Z şeklinde katlanması nedeniyle daha az yer kaplıyor. yemek pişirirken oturak olarak da kullanılabiliyor. R değeri çok iyi değil)
-şişme mat: naturehike modelini tam hatırlayamadım ( 450 gram. paketlenmiş boyutu 1 ltlik karton sütler kadar. )
-marmot spire gore-tex ceket ( 700 gram. görece ağır ancak su geçirmezliği iyi)
-millet wild alps polar ( 410 gram. polartec kumaş. biraz fazla yer kaplıyor.)
-gıda;
-yayla hazır etli kuru fasülye 3 adet ( pratik. hazır. tadı gayet güzel. aşırı tuzlu ve baharatlı değil.orta derecede karbonhidrat, kalitesiz protein, görece düşük kalori 320kcal. ağır. 250gram)
-yayla hazır etli nohut 3 adet (yukaridekilerin aynısı)
-dardanel ton balık 120 gram poşet 2 adet ( pratik. hazır. tadı göreceli:)) . yüksek oranda kaliteli protein, kaliteli doymamış yağ, karbonhidrat fakir, orta kalori 340 kcal.)
-yumurta 6 adet ( çok pratik değil. kuru gıdalara göre ağır. saklama kabı gerektirdiği için yer kaplıyor. yüksek kaliteli protein, düşük karbonhidrat, yüksek yağ. 75 kcal adet)
-üçgen peynir 24 adet ( pastörize. dandik. kolay kolay bozulmuyor. pratik. paketli. yüksek yağ ve tuz. yüksek kalori . 131 kcal adet)
-yayla hazır kayısı hoşafı 2 adet ( hazır ve pratik. lezzetli. ağır 250 gram. kamptaki kabızlık problemi için birebir. yüksek karbonhidrat, düşük protein ve yağ. yüksek ve hızlı kullanıma hazır şeker kalorisi 1200kcal)
- yedek çorap, t-shirt, 20.000mah powerbank, kafa lambası, aksiyon kamerası, ocak, kartuş, bardak, pişirme tenceresi ile toplam ağırlık 14kg oldu.

daha yazmayı unuttuğum gıdalar olabilir. ortalama bir erkeğin kamp yükü altında günde 10-15 km yürüdüğünü varsayarsak günlük enerji ihtiyacı yaklaşık 2800-3000kcal kadardır. bu miktar kilo vermemesi için gereken minimum miktardır. yukarıdaki gıdalarla beslenilse bile günlük enerji ihtiyacı çoğu zaman karşılanamıyor. bu durumda çok daha fazla gıda götürmek gerekiyor. burada " o zaman yüksek kalorili besinleri götürelim" diyebilirsiniz haklı olarak. bu sefer de noddle, makarna, çikolata, bisküvi gibi gıdalardan işlenmiş şeker ve kalitesiz düşük miktarda protein alıyoruz. uzun sürecek bir ekspedisyonda bu tip beslenmek hızla kas kitlenizin kaybına sebep olur. kaliteli beslenmede ise çok miktarda ve ağır gıda götürmemiz gerekiyor. bu nedenle katır, kızak gibi yük taşıma elemanları olmadan uzun sürecek bir ekspedisyonda günlük enerji ihtiyacını karşılayacak kaliteli gidayı taşımak pratik olarak imkansızdır. burada yapılacak en uygun yaklaşım ekspedisyon öncesi beslenmek ve organizmayı bu uzun süren stres ve katabolizmaya hazırlamaktır. ekspedisyon sırasında (uzun süren) kilo kaybı kaçınılmazdır (kamp yükünü yalnızca siz taşıyacaksanız).

benim yürüyüşüm bitmeyen sağanak nedeniyle 2. gün 50. kmde son buldu. bir sonraki faaliyetimde neler yapmam veya neler yapmamam gerektiğini , besin olarak daha hafif ve aynı kaitedeki alternatifleri bulmayı öğrendim. sizin de bu yazıya katkılarınız, eleştirileriniz olursa sevinirim
Güzel bilgiler için teşekkürler
 
Üst